21. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi
Ana Sayfa / 21. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi

DPÜ’de Düzenlenen 21. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi ‘ne 83 Üniversite’den Katılım Oldu…

DPÜ Rektörü Prof.Dr.Ahmet Karaaslan:

Yönetimdeki başarılar Türkiye’nin de başarısı olacaktır.

Üniversitemiz İktisadi İdari Bilimler Fakültesi tarafından düzenlenen "21. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi" 83 Üniversite’den bildiri sunmak üzere gelen akademisyenleri DPÜ’de buluşturdu. 21. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi‘nde konuşan Dumlupınar Üniversitesi Rektörü ve 21. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi Dönem Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karaaslan, "Yönetimdeki başarılar Türkiye’nin de başarısı olacaktır." diyerek şunları söyledi: "Türkiye’nin en seçkin kongrelerinden birinin ev sahipliğini yapmanın onurunu yaşıyorum. Benim gözümde Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongrelerinin çok farklı anlamı olmuştur. Biz hep makro konularla uğraşırız ve bu konuda başarılı olduğumuza inanırız. Mikro konularla pek ilgilenmeyiz. Yönetim ve Organizasyon çok daha büyük başarıların habercisidir. Küçük konularda başarı sağlayamayan toplumların büyük konularda başarı sağlaması beklenemez. Yönetimdeki başarılar Türkiye’nin de başarısı olacaktır.

Büyük devasa projeleri hangi insanlarla başaracağız hangi eğitimi almış insanlarla başaracağız. Burada Türkiye’nin güzide bilim adamlarıyla, entelektüelleriyle belirlenen gündem doğrultusunda bu konuları tartışacağız. Türkiye’nin birikimine çok önemli katkılar sağlayacağız.

Bizim söylenecek sözümüzün olması gerekir

20.Yüzyıl sorunlarını,21. Yüzyıla devrettik. Bu sorunları bütün dünya devretti. Gandhi İngilizlere karşı bağımsızlık savaşı verirken kendi toplumunu motive etmeye çalışırken şu tespiti yaptı: Yeryüzünün kaynakları bütün ihtiyaçlarımızı karşılamaya yeterde artar bile ancak ihtiraslarımızı karşılamaya asla yetmez. Şimdi ihtiyaç dediklerimizle ihtiras birbirine karışmış durumda. Bugünün egemen güçleri yeryüzünün bütün kaynaklarını elde etmek için seferber olmuş durumda ve bunun için kendi ülkelerinde ki insanlar dahil bütün insanları istismar etmekten ve bunların alın terlerini sömürmekten geri kalmıyorlar. Böylesine bir dünya yaşanılabilir bir dünya değildir. Yaşanılabilir bir dünya kurmak için biz düşünen insanların, entelektüellerin, beyin hücrelerini kullanan insanların üretecekleri çözüm olmayacak mı?

Bugüne kadar biz ülke olarak hep edilgen bir konumda kaldık. Anlaşma masalarının dışında tutulduk. Dünyanın sınırları yeniden çizilirken biz hep bu gelişmelerin dışında kaldık. Bugün küresel gelişmeler, bölgemizde oluşmakta olan olağanüstü anormal şartlar bizi yeryüzünün söylenecek sözü olan ülkesi olma konumuna mecbur ediyor. Bizim söylenecek sözümüzün olması gerekir."

"Türkiye’nin güçlü bir ülke olması gerekir."

Birkaç gün önce Saraybosna’da Üniversitemizin düzenlediği ve Uluslararası Saraybosna Üniversitesinin ev sahipliğinde yapılan "14. Uluslararası Ekonometri Yönelim Araştırması ve İstatistik" sempozyumu vesilesiyle o coğrafyaları gördüm. Bizim 600 yıl dünya dengelerinde nasıl rol oynadığımızı kongreye katılan bütün arkadaşlarımız hem gördü hem de derinden hissetti. Sizin olmadığınız coğrafyada kan, gözyaşı, acı, ıstırap eksik olmuyor. Bu kongre her ne kadar ulusal adı

konmuş olsa da Saraybosna’da düzenlenebilir, Üsküp’te düzenlenebilir, Tiran’da düzenlenebilir. Eğer bunu yaparsanız biz Dumlupınar Üniversitesi olarak sizlere her türlü desteği vermeye hazırız. O coğrafyalar öylesine bizden coğrafyalar, öylesine bir sıcaklık ki binlerce hatıra düşünce sizi istila ediyor ve tarihin derinliklerine alıp götürüyor. Hangi düşünceyi taşırsak taşıyalım tek bir şey yapmamız gerekiyor. Dünyaya Türkiye’nin penceresinden bakmamız gerekiyor ve Türkiye’nin güçlü bir ülke olması gerekiyor. İç ve dış düşmanlara fırsat vermeyecek bir birlik ve beraberlik sergilememiz gerekiyor"  dedi.

Kongreye 83 Üniversiteden Akademisyen Katıldı

İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamer Koçel de yaptığı konuşmada; "21. Kongrenin nerede yapılması konusu danışma kurulunda tartışılırken Dumlupınar Üniversitesini araştırmıştık ve o zaman bir endişemiz vardı ama güvendiğiniz zaman ve ekipte iş yapma arzusundaysa mükemmel bir organizasyon çıkıyor. Rol farklılaşmasıyla 21. Kongremizi yapıyoruz. Şuan burada 83 üniversiteden bildiri var, buda gösteriyor ki aşk olmasa meşk olmayacak. Burada hepimiz meslektaşız eleştiri yaparken yapıcı eleştiri yapmalıyız. Rektör Prof.Dr. Ahmet Karaaslan’a ve düzenleme kurulunda ki bütün emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum" dedi.

Prof.Dr.Nurullah Genç: "İlim Dünyası Üç Yol İle Gelişir"

Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Behlül Üsdiken ,"Yasa ve Piyasa: 1981 sonrasında Türkiye’deki Üniversitelerde Çeşitlilik ve Benzeşme"  başlıklı bildirisini sundu.

Sermaye Piyasası Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nurallah Genç, "İmam Gazali derki : Cevizin kabuğunu kıramayıp özüne inemeyenler, cevizin tamamını kabuk zannederler. Cevizin özüne inebilmek için bu tür faaliyetlerin önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. İlim dünyası 3 temel yolla gelişir. Ddüşüncenin düşüncelerle karşılaştırılması, fikirlerin araştırmalarla karşılaştırılması, araştırmaların araştırmalarla karşılaştırılmasıdır. Mevlana’nın dediği gibi dün dünde kaldı cancağızım yeni şeyler söylemek lazım. Bu felsefeyle yeni düşünceler, yeni fikirler üretmek lazım. Ben Yönetim ve Organizasyon kongresine katıldığım zamanlarda kendimi yıldızlara daha yakın hissettim." dedi.

Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karaaslan Kongreye katkıları nedeniyle Kongrenin Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tamer Koçel’e, Prof.Dr. Behlül Üsdiken’e  anı tabağı, Kongre Yürütme Kurulu Başkanı Doç.Dr. Kemal Demirci ise "21. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi" ne ana sponsor olan Borsa İstanbul  adına Sermaye Piyasası Kurulu Üyesi Prof. Dr.Nurallah Genç’e ve diğer sponsorlara teşekkür ederek anı tabağı ve plaket takdim etti.

Haber Resimleri